Ana içeriğe atla

İstismar Çeşitleri Nelerdir?

Fiziksel İstismar Nedir?

Fiziksel istismar, çocuğun ve gencin anne-babası ve diğer yetişkinler tarafından bedensel olarak örselenmesidir. Bu sebeple ortaya çıkan fiziksel zedelenme, örselenmenin süresi ve örselenen kişinin yaşı, fiziksel istismarın sebep olacağı zararları belirlemektedir. Fiziksel istismar aile büyükleri tarafından yapılan tekrarlı ve sistemli bir davranış şeklidir. Aile büyüklerindeki suça yönelen hareketler, duygusal bozukluklar, kişiler arası ilişkilerdeki rahatsızlık, antisosyal davranışlar, saldırganlık ile kendi çocuklarına yönelik örseleyici davranışlar, çocuklukta karşılaşılan istismarla ilgili görülmektedir. Daha az ciddi vakalarda istismara uğramış çocuklar daha çok içe dönmekte, edilgen ve depresyona eğilimli olmaktadır. Ailelerinde ruh hastası olan ergenlerin ailede ve okulda daha çok bedensel istismara uğradıklarını ve daha olumsuz aile, çevre ve okul içi ilişkileri olduğunu söylemeleri beklentiler doğrultusundadır. Çocuk ve ergenlerin, aile içinde psikolojik olarak hasta bir ebeveyn veya yetişkinle beraber yaşamaları onların bazı gelişim sorunları taşımalarına neden olacaktır.
İstismar hakkında ayrıntılı bir okuma için İstismar Nedir? linkine tıklamanızı tavsiye ederiz.

Fiziksel İstismar Nasıl Anlaşılır? 

Çocuğun vücudunda fiziksel göstergeler istismar şüphesi doğurabilir. Bunlar:
• Darbe izleri
• Yanıklar, morluklar
• Jilet izleri, vücutta kesikler
• Saç kaybı
• Özellikle sigara söndürme sık kullanılan fiziksel istismar davranışıdır.

Fiziksel İstismara uğramış çocuktaki davranışlar nelerdir? 

• İstismara uğrayan çocuk eve gitmek istemez.
• Temastan rahatsızlık duyarlar.
• Saldıran davranışlar gösterebilirler.
• Vücutlarını saklamak için kapalı kıyafetler giyebilirler.

Fiziksel İstismar İçin Risk Faktörleri Nelerdir? 

Psikolojik olarak hasta anne babalar, çocukları ile ilişki kurmakta zorlanan, daha eleştirici yapıda olabilirler. Ailede ruh sağlığı bozuk bir insanın olması, aile içi çatışmaları arttırır ve çocuklar bundan daha kolay etkilenir. Bedensel engelli olan çocuklar, evde ve okulda daha çok bedensel olarak kötü muamele gördüklerini belirtmişlerdir. Özürlü olmak kötü muamele görmek için bir risk faktörü oluşturmaktadır. Özürlü bir çocuğa sahip olma, anne-baba için bir stres uyarıcısı olarak algılanabilir, ayrıca bu tür çocuklar evde ve okulda ondan beklenilenleri yapma konusunda daha yavaştırlar ve özürlü çocuklar daha kolaylıkla incinebilirler. Ergenlik döneminin sorunlu bir evre olduğu, ergenin toplumla ve ailesi ile çeşitli çatışma ve sorunları olduğu söylenebilir. Ergenlerdeki sorunları ve çatışmalar çeşitli nedenlerle ortaya çıkmaktadır. 17 yaşlarına kadar olan ergenliğin ilk yarısındaki gençler, anne babasından ve etrafındaki diğer büyüklerden bağımsız hareket etme ve belirli bir kimliğe sahip olma konusunda yeni haklar istemekte ve bu yüzden ailesiyle ve diğer büyükleriyle (öğretmen gibi) sürtüşmelere girmektedir. Ergenlik çağının ilk kısmındaki gencin otoriteye karşı çıkma, yetişkin değerlerine karşı çıkma, başına buyruk olmayı isteme gibi çağına has özelliklerini anne baba ile çatışmaları artırmakta ve onların fiziksel olarak örselenmesine neden oluşturmaktadır. Bedensel cezalandırma veya dayak okulda da uygulanan bir cezalandırma biçimidir. Öğretmenin dayağı bir cezalandırma aracı olarak kullanması da çocuk ve gençlerin kendilerine olan öz saygılarını zedelemekte ve öğretmenle olan iletişimi bozmaktadır.

Duygusal İstismar Nedir?

Duygusal istismar çok yaygın bir biçimde yapılan istismar şeklidir. Fakat anlaşılması kısmında diğer istismar türlerine göre geride kalmaktadır. Bu sözleri çocuğunuza kullanıyor musunuz?
• Baban akşam gelince göreceksin.
• Beni bu şekilde üzersen senin annen olmam.
• Seni doğuracağıma taş doğursaydım.
• Komşunun çocuğu nasıl yapıyor da sen yapamıyorsun.

Bu tarz cümleler aslında çoğu ailede karşılaşma ihtimalinizin olduğu cümlelerdir. Ebeveynler, bu cümleleri kurarken çoğu zaman çocuklarını duygusal olarak istismar ettiklerini fark etmiyorlar.
Fiziksel ve cinsel istismar çocuk ve ergenlerin aynı zamanda duygusal bakımdan da örselenmesine yol açmaktadır. Duygusal istismar çocuk ve ergene duygularını rencide edecek biçimde hareket edilmesi anlamına gelmektedir. Çocuk ve ergenin kendisini (bedenini ve kişiliğini) olumlu biçimde algılamasını ve geliştirmesini önleyici her türlü olumsuz uyaranları kullanma, duygusal yönden kötü muamele yapmak demektir.

Duygusal istismarla ilgili davranışlar genel başlıklarıyla aşağıdaki biçimde sıralanmaktadır:
1-Reddetme
2-Aşağılama
3-Yalnız bırakma, yalıtma, ayırma
4-Korkutma, yıldırma, tehdit etme
5-Suça yöneltme
6-Duygusal bakımdan ihtiyaçlarını karşılamama

 Yetişkinlerin, duygusal istismar yaratan davranışlar karşısında çocuklarda:
• Kendilerini olumsuz olarak algılama,
• Bağımlı bir kişilik geliştirme
 • Huzursuz, gergin ve endişeli olma
 • Aileden uzaklaşma, yabancılaşma
• Topluma karşı uyumsuz davranışlar
• İnsanlara karşı saldırganca tepkiler gösterme
• İçe dönme
 • Değersizlik duyguları geliştirme gibi belirtiler oluşturdukları gözlenmektedir.

Çocuk ve gençlerin kendilerine en yakın aile bireylerinden gelen bu olumsuz tutumlar karşısında onlara yönelik kızgınlık duyguları beslemesi ve pasif saldırganlık durumu göstermesi olması muhtemel tepkilerdendir.

Cinsel İstismar Nedir?

Cinsel istismar, kız veya çocuk ve gençlerin yetişkinler tarafından cinsel bir uyaran olarak algılanması ve kendi cinsel ihtiyaçlarının bir aracı olarak muamele görmeleridir. Cinsel bakımdan gelişme ve değişmelerin yaşandığı buluğ öncesinde ve buluğda, ergen cinsel bakımdan kötü davranışlarla karşılaşabilir. Cinsel istismarla ilgili davranışın şekli, ne kadar yapıldığı, failin kimliği, faille maktul arasındaki yaş farkı, cinsel istismarın zor kullanılarak gerçekleşip gerçekleşmediği, istismara uğrayan ergenin bundan duyacağı üzüntüyü ve zararın seviyesini belirler.

Başlıca Cinsel İstismar Davranışları

• Telefonla veya yüz yüze müstehcen konuşma
• Açık seçik hikayeler anlatma
 • Pornografik resim gösterme
• Teşhir
• Sözlü sataşma
• Sarkıntılık yapma ve cinsel ilişki kurma, bireyin maruz kalacağı başlıca cinsel istismar davranışlarıdır.

Cinsel konularda açık seçik konuşma ve laf atma yolu ile özellikle yeni yetmelere yönelik tacizler ve kalabalık yerlerde kız ve erkek ergenlere yönelik sarkıntılıklar yaygın bir cinsel istismar biçimi gibi görünmektedir.

Bu türlü durumlarla karşı karşıya kalan bireylerin:

• Sıkılma
 • Utanma
 • Korku ve huzursuzluk
 • Öfke
 • Kızgınlık ve çaresizlik duyguları hissetmesi doğaldır.

Yetişkinlerden, dokunma veya sarkıntılık yolu ile cinsel tacize maruz kalan genç erkekler, cinsel kimlik oluşturma sürecinde bocalayabilir ve eş cinsel olma kaygısı taşıyabilirler. Aile içi yasak cinsel ilişki (ensest veya fücur) en çirkin, mağdurda en kalıcı ve olumsuz etkiler bırakan istismar türüdür. Bu tür olayların ne ölçüde olduğuna ilişkin batı kaynaklı araştırma bulgularına göre; ana-baba veya onların yerini tutan kişilerce fücura maruz kaldıklarını bildirenler çeşitli araştırmalara katılan kadınların % 1-2 ‘sini oluşturmaktadır. Tecavüze uğrayan çocuk ve ergenler korkutulup hırpalanmak suretiyle bu duruma zorlanmışlarsa, ağır bir duygusal şok yaşayacaklar ve değersizlik duyguları hissedeceklerdir. İsteği dışında bu eyleme itilmekten ötürü ergenin kendisini çaresiz ve aciz olarak hissetmesi ve cinsel bakımdan zedelenmekten dolayı sapan cinsel davranışları göstermesi mümkündür. Cinsel saldırıya maruz kalan çocuk ve ergenlerin, bunu önleyememekten veya buna neden olduklarını düşünmekten doğan suçluluk duyguları taşıdıkları ve kendilerini olumsuz şekilde algıladıkları bilinmektedir. Çevresinden böyle bir fiille karşılaşan çocuk ve ergenlerin, onların bu ahlak dışı davranışları karşısında ihanete uğrama duygusu da taşıdıkları bildirilmektedir.

Tavsiye Bağlantı: Çocuk İstismarı Nedir?

Yaş gruplarına göre istismara uğrayan bireylerin vermiş oldukları tepkiler:

0-3 yaş grubu yabancılardan korkmaya başlar ve çoğu zaman uyku problemleri görülür.

3-6 yaş grubunda daha çok gerileme savunma mekanizması görülür. Yani çocukta parmak emme, gece altını ıslatma, dışkı kaçırma gibi davranışlar görülür.

6-12 yaş grubunda sosyal olarak içe kapanık olma durumu görülür.

13-18 yaş grubu gençlerde ise fobiler, madde bağımlılığı, suça karışma gibi kendine ya da başkalarına zarar verici davranışlar görülmektedir.

psikolojigazetesi.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar